Kadına çiçek nasıl verilir ?

Erkutlu

Global Mod
Global Mod
[color=]Kadına Çiçek Vermek: Basit Bir Jestin Doğru Yapılışı ve Gerçek Hayattaki Karşılığı[/color]

Çiçek vermek dışarıdan bakınca çok basit bir iş gibi görünür. Bir buket alırsın, uzatırsın, biter. Ama işin içine insan ilişkisi girince bu kadar düz ilerlemez. Çünkü çiçek dediğin şey aslında “ben seni düşündüm” demenin en kısa yoludur. Yanlış yaparsan sıradanlaşır, doğru yaparsan uzun süre akılda kalır. Bu yüzden mesele çiçeğin kendisi değil, nasıl ve ne zaman verildiğidir.

Küçük esnaf kafasıyla bakınca işin özü şudur: maliyet belli, ürün belli ama müşteriye bıraktığın his her şeyi belirler. Çiçek de aynıdır. Aynı gül, doğru anda verildiğinde değerli olur; yanlış zamanda verildiğinde sadece “görev yapılmış” hissi bırakır.

[color=]1. Çiçeğin Amacını Bilmeden Başlamak En Büyük Hata[/color]

Birçok kişi çiçeği sadece özel günlerde verir. Doğum günü, yıldönümü, Sevgililer Günü gibi tarihler otomatikleşmiştir. Halbuki etkili olan şey sürpriz olanıdır.

Ama burada ince bir çizgi var: sebepsiz çiçek vermek güzel olduğu kadar, yanlış yorumlanmaya da açık olabilir. O yüzden niyet net olmalı. “Bir şey telafi etmek için mi veriyorum, yoksa gerçekten değer verdiğim için mi?” Bu sorunun cevabı davranışa yansır.

Eğer ortada bir kırgınlık varsa çiçek tek başına çözüm değildir. İnsanlar bunu artık çok net anlıyor. Çiçek, özrün yerine geçmez; sadece özürle birlikte anlam kazanır.

[color=]2. Çiçek Seçimi: Gösteriş Değil Uyum Önemli[/color]

Çiçek seçerken en sık yapılan hata “en pahalı olan en iyisidir” düşüncesidir. Halbuki her insanın karakteri farklıdır.

* Sade biri için aşırı büyük ve gösterişli buketler boğucu olabilir

* Duygusal biri için küçük ama anlamlı bir çiçek çok daha etkili olabilir

* Renk seçimi bile mesaj taşır

Kırmızı gül klasik ama iddialıdır. “Romantik bir mesaj” verir. Papatya daha sade ve doğal bir his taşır. Lilyum daha ağır ve ciddi bir izlenim bırakır.

Burada önemli olan şey şudur: Çiçek, senin zevkini değil, karşındaki insanın ruh halini temsil etmeli. Çiçekçiyle konuşurken “en pahalısını ver” demek yerine, “şu karakterde birine uygun ne olur?” demek daha doğru bir yaklaşımdır.

[color=]3. Zamanlama: Çiçeğin Değerini Asıl Belirleyen Şey[/color]

Çiçeğin etkisi %50 seçimiyle, %50 zamanlamasıyla oluşur. Hatta bazen zamanlama daha bile önemlidir.

Mesela:

* Yoğun bir iş gününün ortasında gelen küçük bir buket

* Hiç beklenmeyen sıradan bir salı günü

* Zor bir dönemden geçerken sessizce bırakılan bir çiçek

Bunlar, planlı özel günlerden daha etkili olabilir.

Ama şu da var: çok yanlış bir zamanda verilen çiçek ters tepebilir. Tartışma anında uzatılan bir buket bazen “konuyu kapatma çabası” gibi algılanır. O yüzden ortamı okumak gerekir. Küçük esnaf diliyle söylersek: müşterinin morali bozukken mal satmaya çalışmazsın, önce ortamı yumuşatırsın.

[color=]4. Sunum Şekli: Paket Kadar Tavır da Önemlidir[/color]

Çiçeği nasıl verdiğin, çiçeğin kendisi kadar etkili olur. Elinde buruşturup uzatmakla, küçük bir cümleyle birlikte vermek arasında büyük fark vardır.

Abartılı konuşmalar da gereksizdir. İnsanlar samimiyeti hızlı anlar. En etkili yaklaşım genelde şudur:

Kısa, net ve doğal bir ifade:

“Bunu seni düşündüğüm için aldım.”

ya da

“Bugün bunu görmek iyi gelir diye düşündüm.”

Bu kadar. Fazlası çoğu zaman yapay durur.

Ayrıca göz teması, duruş, acele etmeme hali de önemlidir. Çiçek verirken sanki bir işi bitirip kaçıyormuş gibi davranmak tüm etkiyi düşürür.

[color=]5. Teslim Şekilleri: El, Kapı, Sürpriz ve Hatalar[/color]

Çiçek vermenin birkaç yaygın yolu vardır ve her birinin etkisi farklıdır.

Elden vermek en klasik yöntemdir. Direkt temas olduğu için en güçlü duyguyu verir.

Kapıya bırakmak ise daha sürprizlidir ama yanlış anlaşılmaya da açıktır. Özellikle ilişki başlarında bazen mesafeli algılanabilir.

İş yerine gönderme, dikkatli yapılması gereken bir yöntemdir. Herkesin önünde çiçek almak bazı insanlar için güzel bir şeyken, bazıları için rahatsız edici olabilir. Kişiyi tanımadan bu yöntemi seçmek risklidir.

Burada temel kural şudur: gösteriş arttıkça yanlış anlaşılma ihtimali de artar.

[color=]6. Küçük Detayların Büyük Etkisi[/color]

Çiçeğin içine küçük bir not bırakmak çoğu zaman oyunu değiştirir. Uzun mektuplar değil, birkaç cümle yeterlidir. El yazısı olması ekstra bir değer katar çünkü dijital dünyada elle yazılmış şeyler azaldı.

Bir diğer detay da çiçeğin tazeliğidir. Solmaya yakın bir çiçek, niyet ne olursa olsun kötü bir izlenim bırakır. Bu yüzden çiçekçiyi seçmek de en az çiçeği seçmek kadar önemlidir.

Ayrıca buketin boyutunu abartmamak gerekir. Büyük buket her zaman daha iyi değildir. Bazen küçük ve özenli bir düzenleme çok daha güçlü bir etki bırakır.

[color=]7. Gerçek Hayat Karşılığı: İnsanlar Ne Hatırlar?[/color]

İnsanlar genelde çiçeğin fiyatını ya da türünü hatırlamaz. Hatırladıkları şey, o an nasıl hissettikleridir.

Bir çiçek:

* Yoğun bir günün ortasında moral yükseltebilir

* Kırgınlığı yumuşatabilir ama tek başına çözmez

* Beklenmedik bir anda gelirse uzun süre konuşulur

Gerçek hayatta en çok işe yarayan şey “doğallık hissi”dir. Yapay duran her şey zamanla etkisini kaybeder. Çiçek burada sadece bir araçtır; asıl mesele karşı tarafa verilen değerin doğru şekilde aktarılmasıdır.

[color=]8. En Sık Yapılan Yanlışlar[/color]

* Sadece özel günlere sıkışmak

* Aşırı büyük buketle etki yaratmaya çalışmak

* Yanlış zamanda vermek

* Klişe mesajlar kullanmak

* Karşı tarafın karakterini düşünmeden seçim yapmak

Bu hatalar çiçeği değersizleştirmez ama etkisini ciddi şekilde azaltır.

Aslında iş çok karmaşık değil: doğru insan, doğru zaman, doğru niyet. Üçü bir araya geldiğinde çiçek zaten kendini anlatır.
 
Üst