Aksi ne demek edebiyatta ?

Irem

New member
Aksi Ne Demek Edebiyat’ta? Biraz Felsefe, Biraz Mizah, Biraz Da “Aksi”lik!

Merhaba forumdaşlar! Bugün biraz “aksi” olacağız! Evet, yanlış duymadınız. Aksi kelimesinin edebiyat dünyasında ne anlama geldiğine bir göz atacağız. Ama merak etmeyin, bu yazıda aksi olmak pek de sıkıcı değil; aksini düşünürsek, konuyu sıkıcı yapmazsak işte o zaman tam anlamıyla "aksi" oluruz, değil mi? Şimdi gelin, edebiyatın bu keyifli terimine ve “aksi” olmanın aslında ne kadar yaratıcı bir şey olduğuna bir bakalım.

Aksi Ne Demek? Kelimeyi Anlamadan “Aksi” Olmayalım!

Öncelikle, kelimenin genel anlamına biraz göz atalım. “Aksi” demek, genelde “tam tersine” ya da “zıt” demek anlamına gelir. Ama biz edebiyatseverler için bu anlam, çok daha derinlere iniyor. Bir yanda kötücül, iç karartıcı bir anlam taşıyan “aksi”, diğer yanda ise karakterin o özgün, “yolunda gitmeyen” özelliklerini sergileyen eğlenceli bir tınıya dönüşebilir. Edebiyat dünyasında “aksi” olmak, genellikle tam da bu özelliklerin birleşimidir: alışılmışın dışına çıkmak, eğlenceli bir zıtlık oluşturmak, toplumsal normlara karşı gelmek.

Ama tabii ki, biz bunu yaparken asla ciddi bir şekilde bunu yapmıyoruz! Ne demiştik? “Aksi” olmak eğlenceli ve yaratıcı bir yolculuktur. Öyleyse, bir karakterin aksi olmasını hepimiz seviyoruz. Bir tarafta kahraman, diğer tarafta “aksi” bir karakter… Hadi bakalım, hangisini daha çok seviyorsunuz?

Erkeklerin “Aksi”liği: Pratik ve Çözüm Odaklı Bir Durum!

Hadi erkeklerin “aksi”liğine de biraz göz atalım. Düşünün, erkek karakterimiz “aksi” olmak için gerçekten pratik bir çözüm arıyor: Tabii ki de her şeyin tam tersi bir şekilde çözülmesini sağlayarak! Mesela, Cengiz, klasik bir erkek karakteri. O da ne yapsın? “Aksi” olmak için derdini “çözmek” yerine bir kere daha çözüm odaklı düşünmeyi reddediyor. Ne yapıyor? Hepinize örnek vereyim:

Cengiz’in bir arkadaş grubu var. Grubun akıllı, mantıklı ve hayatını çok düzenli sürdüren üyeleri var. Ancak Cengiz, her zaman grupta “açık hava konseri” düzenleyen, “parti”yi terk etmeyen, zaman zaman yanlış yolda yürüyen, hayatı tam tersine götüren, çözüm ararken eğlenceyi tercih eden bir “aksi”dir. Çözüm mü? Valla arkadaşlar, onun çözümü her zaman “biraz daha aksilik yapmak”tır! Mesela, akşamları gece saat 2'de toplantı düzenler ve herkesin sabah uyanmasını engeller. “Siz de bir de bakın, sabah erken kalkmak zorunda değilsiniz, her şeyin zamanında olması gerekmez!” der.

Aksi bir erkek karakterin bakış açısı genelde pragmatik olur. Erkekler çözüm ararken, bazen çözümün “gerekli” olup olmadığını bile sorgulamazlar. “Aksi olmak” bazen onların yaptığı en güzel şeydir, çünkü aksilik onları, karmaşayı daha eğlenceli hale getirir.

Kadınların “Aksi”liği: Empatik ve Duygusal Bir Yoldan “Aksi” Olmak!

Kadınlar “aksi” olma yolunda ise biraz daha empatik ve duygusal bir rota izlerler. Onlar için aksi olmak, bir olayın ya da kişinin zıt taraflarını görüp, o bakış açısını duygusal bir düzlemde, toplumsal ilişkilere dayalı şekilde ele almaktır. Hem de oldukça yaratıcı bir şekilde!

Mesela, Ayşe’yi düşünün. Ayşe'nin “aksi” olma tarzı bir anda şefkat dolu bir yaklaşım alır. Onun aksiliği, başkalarını duygusal olarak anlamak ve onlara yardım etmekten geçer. Ayşe, “aksi” olarak toplumda genellikle gözlemlenmeyen ve hiçe sayılanları savunur. Herkesin şikayet ettiği bir durumdan şikayet etmek yerine, o durumu “duygusal açıdan” tam tersine alır ve yardım elini uzatır. Ayşe’nin aksiliği, bazen hiç beklenmedik bir anda ona en yakın olan kişileri bile duygusal olarak şaşırtabilir. “Hadi canım, senin her zaman çözüm bulma tarzın bu mu?” diyen arkadaşları, sonunda onun “aksi” bakış açısının aslında ne kadar derin ve anlamlı olduğunu fark ederler. Ayşe’nin aksiliği, her zaman çözüm odaklı değil, bazen de duygusal olarak yanıtlar arar.

Kadınların aksi olma tarzı, genellikle bir ilişkiyi daha derinlemesine sorgulamak, toplumsal normlara ve algılara karşı “duygusal” bir başkaldırı başlatmaktır. Bu tür aksilik, bir yandan da toplumsal dayanışmayı ve birlikteliği vurgular.

Aksi Olmak Sadece Zıtlık Değil, Eğlence ve Yaratıcılık Da Demek!

Aksi olmak demek, bazen her şeyin düzene girmemesi gerektiği anlamına gelir. Toplumun sürekli olarak tekdüze ilerlemesi, sıkıcı hale gelir. İşte tam burada, aksilik devreye girer. Edebiyatın en sevilen karakterleri, hep biraz aksidir. Onlar bize hayatın sadece düz yolculuklardan ibaret olmadığını, bazen yolun kenarındaki taşların da en az asfalta basmak kadar eğlenceli olduğunu hatırlatırlar.

Hayatta bazı şeylerin hep “aksine” gitmesi gerektiğini, biraz da mizahi şekilde anlamalıyız. Bazen “aksi olmak”, düzene karşı gelmek değil, tam tersine yaratıcılıkla bir adım daha öteye gitmek demektir.

Peki, Siz “Aksi” Misiniz?

Şimdi, biraz eğlenelim! Sizce edebiyatın en “aksi” karakteri kimdir? Erkekler mi, yoksa kadınlar mı “aksi” olmayı daha eğlenceli hale getirir? Hangi “aksi” karakterin hayatına biraz daha aksilik kattığını düşünüyorsunuz? Aksi olmak sizin için eğlenceli bir zıtlık mı, yoksa toplumla çatışma anlamına mı gelir? Yorumlarınızı merakla bekliyorum, hadi bakalım, forumu eğlenceli hale getirelim!